Ekim 6th, 2008
Psikoloji, psikoyorum |
Ilk Yorumu Sen Yap »
Psikoyorum da bu akşam ÇOCUKTA DAVRANIŞ SORUNLARI konuşulacak
Psikoyorum programı bayram sonrasında tekrar canlı yayınlanmaya başlandı. Beş yıldan fazla bir zamandır programlarını aksatmadan sürdüren program bu akşam 900’ncü kez ekrana gelecek. Koruyucu ruh sağlığı vermeyi amaçlayan programın bu akşamki konusu Çocukta davranış sorunları olacak.
Aileleri en çok zorlayan konulardan birside çocukta davranız bozukluğunun olmasıdır. Aile bu durumda ne yapmalıdır?
Çocukta davranış sorunları olduğu nasıl anlaşılır?
Hangi davranışlar davranış bozukluğu olarak anlaşılmalıdır?
Ebeveynler bunu kendileri fark edebilirler mi?
Çocuğunda davranış sorunu olduğundan şüphelenen aileler neler yapmalıdır?
Davranış sorunları tedavilerinde ilaçla tedavi var mıdır?
Davranış sorunlarında genetik mirasın yeri nedir?
Davranış sorunları yaşayan çocuklar bu durumu kendileri fark ederler mi?
Davranış sorunları yaşayan çocukların diğer aile bireyleriyle olan iletişi nasıldır?
Aile bu çocuklarla nasıl bir iletişim geliştirmelidir?
Davranış sorunları çocuğun okul hayatını olumsuz etkiler mi? Çocuğun akademik başarısı nasıldır? gibi pek çok soru bu akşam Psikoyorum da cevabını bulacak.
Psikoyorum programının bugünkü konukları Memory Center Nöropsikiyatri Merkezi’nden Uzman Çocuk Ergen psikiyatristi Dr. Serdar Alparslan ve Uzman Çocuk Psikologu Aynur Sayım olacak.
Programın sunuculuğunu Uzman Klinik Psikolog Yıldız Burkovik, yapımcılığını Ersin Turan, koordinatörlüğünü Uğur İlyas Canbolat yapıyor.
Yazinin tamamini oku →
Eylül 26th, 2008
Psikoloji |
Ilk Yorumu Sen Yap »
Psikoyorum da bu akşam Depresyon ve özgüven konuşulacak
Depresyon çağımızın en çok yaşanan şikayetlerinden birisi… Günlük yaşamın ağır stresi ve diğer baskılar çoğu defa kişi depresyonun kıskacına düşürüyor. Depresyonda olan kişi kendini bitmiş, tükenmiş hissediyor. Kişi büyük bir bedbinlik ve çökkünlük hali içinde kıvranıp duruyor. Depresyon yaşayan kişi kendini değersiz görebiliyor. Tamamen kendini bitmiş, dibe vurmuş olarak gören bu kişilerde özgüven yıkımı da yaşanabiliyor. Kendini yalnız, kimsesiz, çaresiz ve bitkin hisseden depresyondaki kişi uzman yardımı almaksızın bu durumdan kurtulamıyor. Mutlaka bir profesyonel yardıma ihtiyaç duyuyor. 
İşte Psikoyorum programı insanların kendilerini bu noktalara gelmeden önce farkındalık kazandırmaya çalışıyor. Kişi depresyonun pençesine düşmeden evvel durumun farkına varması halinde küçük psikolojik desteklerle düzelebilecek iken bunlar yapılmadığında zamanla pekişiyor ve uzun süreli tedavilere gerek duyulabiliyor. Psikoyorum ve ekibinin amacı koruyucu ruh sağlığı hizmeti sunmak olduğundan depresyona girmemek için uyarılarda bulunuyor izleyicilerine…
Depresyon ve özgüven konusunun işleneceği Psikoyorum’un bu akşam konukları Memory Center Nöropsikiyatri Merkezi’nden Psikiyatri Uzmanı Dr. Semra Kaya Baripoğlu ve Uzman Psikolog Zehra Erol olacak.
Canlı telefon bağlantılarının alınacağı programın sunuculuğunu Uzman Psikolog Yıldız Burkovik, yapımcılığını Ersin Turan, koordinatörlüğünü Uğur İlyas Canbolat yapıyor.
Yazinin tamamini oku →
Eylül 19th, 2008
Psikoloji, psikoyorum |
Ilk Yorumu Sen Yap »
Psikoyorum da bu akşam PSİKİYATRİDE YENİ TEDAVİLER konuşulacak

Psikoyorum programı ruh sağlığı alanında dünyada yaşanan gelişmeleri yakından takip ediyor ve izleyicisi ile paylaşıyor. Yapılan her kongre sonrasında dünya psikiyatri uzmanlarının hangi konuları ele aldıklarını, neleri değerlendirdiklerini, psikiyatri dünyasının nelerle ilgilendiğini, bu alanda yeni gelişmelerin neler olduğunu izleyicisiyle paylaşmaya devam ediyor. EEG ve Klinik Nörobilim Ekibinin Psikiyatrik beyin görüntüleme alanındaki gelişmelerinin değerlendirildiği geçtiğimiz hafta Frankfurt’ta yapılan toplantılardan bilgiler de aktarılacak. Programda Prof. Dr. Nevzat Tarhan ‘Günün Yorumu’ bölümünde ‘Öfke Kontrolü’nün nasıl yapılacağını anlatacak.
Yazinin tamamini oku →
Eylül 17th, 2008
psikoyorum |
Ilk Yorumu Sen Yap »
17 Mayıs 2004 tarihinden itibaren sunuculuğunu yaptığım ruh sağlığı konularını en yetkin biçimde ele alıp değerlendiren Psikoyorum programı devam ediyor. Ptesi Salı ve Cuma günleri saat 24.10 da canlı olarak ekrana geliyor.
Yazinin tamamini oku →
Eylül 17th, 2008
Alıntı yazılar |
Ilk Yorumu Sen Yap »
Küçük bir erkek çocuk annesine sordu “Niçin ağlıyorsun?”.
“Çunkü ben kadınım” diye cevapladı annesi. “Anlamadım!” dedi çocuk.
Annesi çocuğu kucaklayıp “Ve hiç bir zaman anlayamayacaksın!” dedi. Babasına
“Baba, annem niçin ağlıyor?” diye sordu. Babanın cevabi “Bütün kadınlar
sebepsiz ağlayabilen yapıdadır” diye cevapladı.
Yazinin tamamini oku →
Eylül 16th, 2008
psikoyorum |
Ilk Yorumu Sen Yap »
Psikoyorumda saç koparma konuşulacak
892. kez ekrana gelen Psikoyorum programının bu akşam konukları NPİSTANBUL Nöropsikiyatri Hastanesi’nden Dr. Gökben Hızlı Sayar ile Dr. Hüseyin Bulut olacak.
Saç koparma hastalığı bilinenin aksine toplumda çokça yaşanan bir rahatsızlıktır. Bu hastalık kişiyi saçlarını ya da kıllarını yüzey derisinden ayıracak şekilde çekmeye zorlayan bir saplantıdır. Karşı konulamaz bir dürtü olarak tanımlanan bu hastalığın tıptaki adı trikotillomanidir.
Yazinin tamamini oku →
Nisan 10th, 2008
Sosyal Fobi |
1 Yorum Yapilmis »
Sosyal fobi kaygı uyandıran bir rahatsızlık olduğundan psikolojik yardım kesinlikle fayda sağlayıcıdır. Eğer bu durum beyin kimyasında bir bozulmaya sebebiyet verdiyse ilaç kullanılması için psikiyatriste mutlaka başvurulmalıdır. Aynı zamanda bu sıkıntı depresyona veya panik duygusuna da sebebiyet verip başka psikolojik rahatsızlıklar da üzerine eklenebilir. Psikoterapi ile birlikte bu durum gittiğinde kesinlikle kişi kendini kontrol altına alabilir, sosyal çevre içinde daha huzurlu ve mutlu olabilir. Düşüncesiyle bedenini kontrol etmeyi öğrendiğinde daha da güçlü olup gerçek potansiyelini ortaya koyabilirler. Tedavi süreci kişiden kişiye değişir.
Yazinin tamamini oku →
Nisan 1st, 2008
Psikoloji |
11 Yorum Yapilmis »
Dünyanın çeşitli yerlerinde psikoloğa gitmek, psikoterapi almak kişilerce farklı olarak yorumlanıyor. Bu yorumlar bazen gerçekçi bazen de gerçek dışı olabiliyor. Gerçeği bilmek ve doğru bilgiyi almak önemlidir.
Yazinin tamamini oku →
Nisan 1st, 2008
Neurobiofeedback, Sosyal Fobi |
5 Yorum Yapilmis »
Sosyal fobi diye adlandırılan sosyal kaygı ; insan hayatının akışını ve duygu durumunu derinden etkileyen, gündelik hayatın gerekliliklerini kabusa dönüştüren,sosyal ortamlarda açığa çıkan bir korku, kaygı duygusudur. Özellikle kişinin performans gerektiren bir iş ile meşgulken başkaları tarafından incelenmesi durumunda açığa çıkan diğer kişiler tarafından eleştirilme, alay edilme endişesi, küçük düşme korkusudur. Sosyal fobi kadınlarda da erkeklerde de görülebilir. Kadınlarda daha sık görülmekle birlikte sosyal fobi yüzünden doktora başvuranlar daha çok erkeklerdir. Kadınlar, özellikle çalışmayan kadınlar zamanlarının çoğunu evde geçirdikleri için belirtiler açığa çıkmayabilir. Daha fazla…Erkekler ise çalışma hayatının; yani sosyal hayatın sürekli içinde olmak durumunda kaldıklarından belirtiler gözle görünür hale gelir.
Yazinin tamamini oku →
Kasım 28th, 2007
Panik Atak |
Ilk Yorumu Sen Yap »
Kalbinin üzerine bir aslan oturmuş gibi hissetmek nasılsa, panik atak sahibi olmak da öyle bir şey” diye anlatıyor Çağrı. Birkaç yıldır panik atak tedavisi gören 37 yaşındaki kreatif direktör Çağrı, nispeten toparlandığını anlatıyor. Ama bizimle paylaşmak istediği asıl konu, panik atağının sebebi; Ta en başa gidiyor anlatırken. Aşık olduğu kadınla evlendiği günlere… Aslında evlenmeye hemen hemen hiç niyeti yokken aşık olmuş ve Nihal’in evlenmek istediğini bildiği için de, kendi deyimiyle, evliliğe razı olmuştu, ilişkileri henüz 6 aylıkken evlendiler. Çağrı’yı panik atakla karşılaştıran gelişmeler de böylelikle başlamıştı. Bundan sonrasını kendi ağzından dinleyelim…
Yazinin tamamini oku →
Aralık 5th, 2006
Panik Atak, Psikoloji |
1 Yorum Yapilmis »
Ölüm de doğum gibi sancılı; hayat gibi yaratılmış ve her yaratılanın yaşayacağı bir gerçek. İnanan insan için yeni bir hayatın başlangıcı, sonsuz olana atılan ilk adım olsa da, adı uzak, yüzü soğuk geliyor. Korkutuyor, ürkütüyor, acıtıyor, ağlatıyor ölüm, âciz olan insanı. Daha çocukken bir şekilde tanıştığımız, aslında geçici ve sınırlı olandan, sonsuz ve ebedî olana açılan bir kapı olan ölümün bizi sarıp sarmalayan bir korku haline nasıl geldiğini, “KorkuYorum” kitabının yazarlarından Uzman Psikolog Yıldız Burkovik ile konuştuk.
Ölüm korkusunu çocukluk dönemi korkuları içinde ele alıyorsunuz. Ve “Ebeveynler, çocuklarında ölüm korkusunun şekillenmekte olduğunu fark ederlerse mutlaka çocuk psikologuna başvurmalılar” diyorsunuz. Sevdiği bir canlıyı, aile ya da yakınlarından birini kaybeden çocuğa ölüm nasıl anlatılmalıdır? Psikolog desteği alamayacak durumda olan aileler için tavsiyeleriniz neler olacak?
Yazinin tamamini oku →
Ekim 12th, 2006
Duygusal Zeka (EQ) |
1 Yorum Yapilmis »
EQ( duygusal zeka) yani insanların birbiriyle uyum sağlamasına yardımcı olan beceriler ve IQ (akılcı zeka) akademik beceriler her ikisi de insanda var olan ve birbirini destekleyen ve biri diğerinin yardımcısı olan yetenekler.
EQ evvelden yok muydu? Elbette vardı, ancak ismi verilmemişti ve insanlar kalp gözleriyle birbirlerine ve olaylara daha çok bakmaya başladılar, bu nedenle yeni çıkmış gibi oldu. Eskiden insanlar kalpsiz miydi? Elbet ki hayır yalnız maddi sıkıntılar, teknoloji ve istekler bu kadar artmamıştı ve nüfus bu derece çoğalmamıştı. Dolayısıyla diğer alana belki de daha çok ihtiyaç oldu. Bu ihtiyacı gören ve fark eden kişi olan Dr Daniel Goleman bu kavramı dile getirdi.
Yazinin tamamini oku →